Değerli okurlarım,
2006 yılında kurulan Aksaray Üniversitesi, kısa sürede yalnızca akademik anlamda değil; bilimsel, sosyal ve kültürel alanlarda da önemli gelişmeler göstererek şehrin en etkili kurumlarından biri hâline gelmiştir. Bugün üniversite, sadece diploma veren bir eğitim kurumu olmanın ötesinde; Aksaray’ın kültürel hafızasını koruyan, manevi değerlerini yaşatan ve şehirle bütünleşen bir bilim ve medeniyet merkezi olma yolunda dikkat çekici çalışmalar yürütmektedir.
Kuruluş yıllarında sınırlı sayıda akademik birimle eğitim hayatına başlayan üniversite, zaman içerisinde fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu ve araştırma merkezleriyle önemli bir gelişim göstermiştir. Yaklaşık yirmiye yakın uygulama ve araştırma merkezinin kurulması, üniversitenin bilgi üreten ve topluma yön veren bir kurum kimliği kazanmasına katkı sağlamıştır.
Aksaray Üniversitesi’ni farklı kılan en önemli yönlerden biri ise şehrin tarihî ve manevi değerlerine gösterdiği hassasiyettir. Anadolu irfanının önemli isimlerinden Somuncu Baba ile Türk düşünce ve gönül dünyasının büyük şahsiyeti Yunus Emre adına kurulan araştırma merkezleri, bu anlayışın en anlamlı örnekleri arasında yer almaktadır.
Üniversite bünyesinde düzenlenen kongreler, sempozyumlar, konferanslar, çalıştaylar ve kültürel etkinlikler sayesinde öğrenciler yalnızca akademik bilgiyle değil; yaşadıkları şehrin tarihi, kültürü ve manevi değerleriyle de buluşmaktadır. Bu faaliyetler, gençlerin araştıran, sorgulayan ve kültürel mirasına sahip çıkan bireyler olarak yetişmelerine önemli katkılar sunmaktadır.
Aksaray Kültür Sanat Derneği Başkanı olarak, üniversitenin şehrimizin tarihî ve kültürel değerlerine sahip çıkan bu yaklaşımını son derece kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek isterim. Çünkü kültürüne sahip çıkan üniversiteler, yalnızca akademik başarı üreten değil; aynı zamanda şehirlerin ruhunu geleceğe taşıyan kurumlardır.
Bugün Aksaray Üniversitesi, bilimsel üretimi destekleyen, kültürel mirası yaşatan ve öğrencilerini çok yönlü bireyler olarak yetiştirmeyi hedefleyen anlayışıyla yalnızca Aksaray’ın değil, Anadolu’nun yükselen eğitim kurumlarından biri olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir.
Ve unutulmamalıdır ki; bir şehrin gerçek kalkınması yalnızca betonla değil, kültürle, ilimle ve yetişmiş insanla mümkündür.