Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aksaray İl Başkanı Cansu Bülbül, Aksaray’da eski eşi tarafından katledilen Şefika Yeşildağ cinayetinin ardından çok sert bir basın açıklaması yayımladı. Kadın cinayetlerinin önlenebilir birer toplumsal yara haline geldiğini vurgulayan Bülbül, "Bir kadın daha öldürülmeden önce neden korunamadı?" diye sordu.
Aksaray’da yaşanan, tüm kenti ve ülkeyi yasa boğan kadın cinayeti siyasetin ve kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Eski eşi Şefika Yeşildağ’ın, çocuğunu görme bahanesiyle gittiği evde 15 bıçak darbesiyle katledilmesi üzerine CHP Aksaray İl Başkanı Cansu Bülbül yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamasında cinayetin göz göre göre geldiğine dikkat çeken Bülbül, annesinin kızının sürekli rahatsız edildiğini ve tehdit altında olduğunu daha önce dile getirdiğini hatırlatarak, "Bu cinayet önlenebilirdi. Bir anne daha evlat acısı yaşamamak, bir çocuk daha annesiz kalmamak için acil ve somut önlemler alınmak zorundadır" dedi.
"Cezasızlık Algısı Faillere Cesaret Veriyor"
Kadın cinayetlerinin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyecek kadar ağır ve sistematik bir toplumsal sorun haline geldiğine işaret eden Bülbül, verilere de dikkat çekti. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporlarına atıfta bulunan CHP İl Başkanı, 2025 yılında 294 kadının öldürüldüğünü, 297 kadının ise şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini; 2026’nın ilk altı ayında ise 150 kadın cinayeti ile 151 şüpheli ölümün kayıtlara geçtiğini belirtti.
Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesi kapsamında uygulanan takdiri indirimlerin ve "iyi hâl" algısının faillere cesaret verdiğini belirten Bülbül, şu ifadeleri kullandı: "Adalet yalnızca suç işlendikten sonra hüküm vermek değil, suçun işlenmesini önleyecek caydırıcılığı da sağlamaktır. Haksız tahrik ve iyi hâl indirimleri faillere kalkan olmamalıdır. Kadın cinayeti işleyen bir failin cezasını hafife alarak hareket edebileceği bir adalet düzeni kabul edilemez."
"İstanbul Sözleşmesi’ne Yeniden Taraf Olunmalı, 6284 Etkin Uygulanmalı"
Kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası standartların önemine vurgu yapan Cansu Bülbül, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının yanlış olduğunu yineleyerek Türkiye’nin yeniden sözleşmeye taraf olması gerektiğini savundu.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un kağıt üzerinde kalmaması gerektiğinin altını çizen Bülbül, koruma kararları, uzaklaştırma tedbirleri ve elektronik takip mekanizmalarının derhâl ve eksiksiz biçimde devreye sokulması çağrısında bulundu.
"Mücadeleden Vazgeçmeyeceğiz"
CHP olarak kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü ve eşit yurttaşlık hakkını savunmaya devam edeceklerini belirten İl Başkanı Cansu Bülbül, açıklamasını şu kararlılık mesajıyla sonlandırdı:"Unutulmamalıdır ki kadınları korumak bir lütuf değil, devletin anayasal ve hukuki sorumluluğudur. Kadınların korkmadan yaşayabildiği, ayrılmak istediği için öldürülmediği bir Türkiye için kadın cinayetlerine karşı susmayacağız, alışmayacağız, mücadeleden vazgeçmeyeceğiz!"