24 Mart Dünya Tüberküloz Günü nedeniyle açıklama yapan Aksaray İl Sağlık ve Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mahmut Arık, bir açıklama yaptı. Gün vesilesi ile dünyanın ve ülkemizin önemli sağlık problemi olan verem hakkında bilgilendirme yapmak, halkı bilinçlendirmek öncelikli görevimizdir diyen Arık, “hastalığın tedavisinde ilaçların düzenli kullanımı, bulaşmaların engellenmesini ve risk altındakilerin korunmasını sağlamak biz sağlık çalışanlarının öncelikli amacıdır” dedi. İl Müdürü Arık açıklamasında tüberkülozun yani diğer adıyla veremin insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olduğunu ve halen tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini söyledi. “Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2016 Küresel Tüberküloz Raporu’na göre dünya genelinde tüberküloz hastalığı hala çok yaygın. Rapora göre dünya genelinde 2015 yılında 10,4 milyon yeni tüberküloz vakası ortaya çıktı. Tüberküloz, 2015’te dünya genelinde en çok ölüme yol açan 10 nedenden birisi. 2015 yılında 1,8 milyon insan tüberkülozdan hayatını kaybetmiş. Türkiye’de hazırlanan 2014 Verem Savaş Raporu’na göre ise tüberküloz prevelansı yüz binde 23, insidans hızı yüz binde 22, mortalite yani ölüme yol açma hızı yüz bin de 0,52 ve vaka bulma hızı %87’. 2016 yılında toplam 12.772 tüberküloz vakası olmuş. Arık açıklamasında verem hastalığı hakkında bazı yanlış bilinen konulara da açıklık getirdi: “Verem bulaşıcı bir hastalıktır. Hasta kişinin öksürük ve hapşırıkları ile havaya saçılan partiküllerin solunması ile bulaşır, yeme içme ile bulaşmaz. Bulaştırıcı olan hasta, öksürüp hapşırırken ağzını kapamalı sonrasında ellerini yıkamalı, toplum içinde maske takmalı, aile üyelerinden ayrı güneş gören ve sık havalandırılan bir odada kalmalı. Tedaviye alınan hasta ve korumaya alınan temaslılar ilaçlarını düzenli kullanmalı ve bir gün bile aksatmamalıdırlar. Hastanın tedaviyi terk etmesi veya düzenli ilaç kullanmaması, ilaca dirençli tüberküloz vakalarını ortaya çıkarır ve bu hastaların hem tedavisi daha zordur ve hem de uzun süren bir hastane tedavisi gerektirir. Hastalığın yeni kişilere bulaşmaması ve dirençli vakaların oluşmaması için doğrudan gözetimli tedavi uygulanır. Doğrudan gözetimli tedavide hasta her gün ilacını bir sağlık personeli gözetiminde içer ve böylelikle düzensiz ilaç kullanımının önüne geçilir. Sonuç itibariyle hedefimiz hastaları iyileştirmek.” Haber Merkezi