Prof. Dr. Ahmet Karacalar, özellikle kadınlarda bacaklarda simetrik yağ birikimiyle seyreden kronik bir sağlık sorunu olan lipödemin, sadece estetik bir kaygı değil, ağrı ve dolaşım bozukluklarına yol açan ciddi bir tablo olduğunu vurguluyor. Lipödemli hastalarda varis görülme oranının sağlıklı bireylere kıyasla yaklaşık 11 kat daha fazla olduğuna dikkat çeken Karacalar, bu iki durumun birlikteliğinin tedavi sürecinde çok hassas bir planlama gerektirdiğini belirtiyor. Lipödemdeki artan yağ dokusunun lenfatik ve venöz dolaşımı baskılayarak damar duvarlarını zayıflattığını ifade eden Karacalar, bu süreçte yapılan yanlış müdahalelere karşı uyarılarda bulunuyor.
Güncel bilimsel veriler ve 2026 yılında yapılan son çalışmalar, lipödem hastalarında uygulanan varis ameliyatlarının şişlik ve dolgunluk gibi şikayetleri iyileştirmediğini, hatta vakaların bir kısmında kötüleşmeye yol açtığını gösteriyor. Sadece ultrason raporundaki damar genişliği veya kaçak bulgusunun ameliyat için yeterli bir kriter olmadığını savunan Karacalar, reflü süresinin kritik önemde olduğunu hatırlatıyor. Uzmanlar, damar iltihabı veya deri yarası gibi acil tıbbi zorunluluklar dışındaki durumlarda, öncelikle lipödem operasyonunun yapılmasını ve damarların değerlendirilmesi için en az altı ay beklenmesini tavsiye ediyor. Ana neden olan enflamatuvar yağ dokusu ortadan kaldırılmadan yapılan venöz girişimlerin, lipödem semptomları üzerinde sınırlı bir etkiye sahip olduğu bilimsel olarak raporlanıyor.